ForumGüncel Politika - İskender'in Düğümü  Yeni Konu 

Liberal, liberalizm - Murat Belge

22 Mayıs 2010

Editor


Uluslararası terminolojide yer alan kavramlar Türkiye’ye ve Türkçeye girince nasıl deformasyona uğruyor? Bu da son günlerde değindiğim konulardan biri. Geçen gün “Anarşizm”i yazmıştım, bugün de “liberalizm”i yazayım, dedim. Değindiğim “deformasyon”un en fazla geçerli olduğu kavram bu olabilir.

Çünkü Türkiye’de “liberal” aşağı yukarı bir küfür kelimesi gibi kullanılıyor, öyle anlaşılabiliyor. Dünyada biri birine “liberal” diyesi olur; hem adamdan hoşlanmıyordur, hem kavramın anlattığı şeylerden hoşlanmıyordur. Ama, bunlara rağmen, hani “eşşoğlu eşek demeyeyim de ‘liberal’ diyeyim” mantığıyla söylemez bunu. “Liberal” diyorsan bir adama, o ciddi bir adamdır. Beğenirsin, katılırsın ya da bunları yapmazsın, ama adama saygı duyarsın.

Burada “liberal” özellikle saygı duyulmayacak biridir. Sokaktaki adam bu terimden ne anlıyor diye soracak olursanız, bunun karşılığı, aşağı yukarı, karısının birtakım adamlarla yatıp kalkmasına ses çıkarmayan adam gibi bir şeydir. Eskiden, Frenkçe lafın kuralını da bilmedikleri için, “liberte adam” gibi olmadık kelimeler de kullanırlardı.

Liberalin siyasî tanımı bizde yok gibi bir şeydir, bilinmez. Daha çok ekonomik anlamda kullanılır. Bu da, “kapitalizm taraftarı” anlamına gelir. Şimdi, evet, dünyada kapitalizme düşman bir “liberal” bulmak zordur ama öbür yandan kapitalizm var, “kapitalizm” var. Doğal olarak Türkiye’deki “liberal”, Türkiye’deki “kapitalizm”den yana biri oluyor. Üstelik bu genellikle böyle, Türkiye’de “Ben liberalim” diye ortalıkta dolaşan kişi, bizim kapitalizm adına yaptığımız dalaveralardan yana olan, çok zaman sadece “yana” değil, aynı zamanda o dalaveraların bizzat içinde olan kişi anlamına geliyor. Türkiye’de, “Şu bizim ekonomi biraz daha az devletçi, biraz daha çok özel teşebbüs olsun” diyen kişi “liberal”! Bunun tersini söyleyenin de sosyalist olması gibi!

Locke-Hume-Kant çizgisi ki araya başka önemli düşünürler de katılabilir, sözkonusu bile değil. Ama zaten bizim kültürümüzde “düşünür”ün yeri ne? Ben düşünürü ne yapayım, düşünür Türkiye’nin ne olacağını düşünmedikten sonra?

“Liboş” lafını Uğur Mumcu çıkardı, diye hatırlıyorum. Hem kendi düşünce tarzına uygundu, hem de genel olarak Türkiye’nin “liberal”den ne anladığına. Bu ikincisinin önemli bir hazırlığı, Kemalizm içinde vardı –hem de, daha “Kemalizm” diye formüle edinmeden önce.

Özellikle iki dünya savaşı arası dönem, dünyada liberalizm düşmanlığının doruğa vurduğu dönemdir. Birinci savaşın sonuna doğru Rusya’da Komünist Devrim olmuştur ve bunu yapanlar doğal olarak –en azından “ekonomik”- liberalizme düşmandır. Ama savaşın ardından önce İtalya’da, sonra Almanya’da (ve sırasıyla çeşitli Doğu Avrupa ülkelerinde ya da en batıdaki İberya Yarımadası’nda) faşist rejimler kurulmuştur. Bunlar “ekonomik” değil ama “siyasî liberalizm”e ciddi biçimde düşmandır. Ve daha “Kemalizm” adı yokken, bir süre sonra bu ideolojiyi yaratacak olanlar, yirmilerin birinci yarısında, yeminli liberalizm düşmanlarıdır. Yunus Nadi bunların başında gelenlerden biridir, Mahmud Esad Bozkurt bir başkası. Şükrü Kaya, Recep Peker, Reşit Galib, Falih Rıfkı ve daha birçokları aynı görüştedir. Komünizme düşman oldukları kadar ya da ondan da fazla bir kinle liberalizme düşmandırlar. Falih Rıfkı, “Roma-Berlin-Moskova” aksında liberalizmin nasıl perişan edildiğini ve edileceğini anlatır.

Uğur Mumcu’nun “liboş” ideolojisi de herhalde bu köklere dayanır. Onu Çölaşan gibileri devam ettirmiş ve buluşunu “entel-liboş”a çevirmişlerdir (faşizmin her yerde ve her zaman değişmez ögesi olan anti-entelektüel tavrı). Bu edebiyat şimdi de Ertuğrul Özkök gibilerinin sütunlarında, “liberal-demokrat” geçinen yazarların asıl “faşistler” olduğu biçimini alarak, devam etmektedir.

Bu “liberal” konusu, öyle tek makalede bitecek gibi görünmüyor 

Murat Belge
22.05.2010 , Taraf
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Editör
Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Üye İstatistikleri
Son Üye Weylok Azad
Toplam 367 Üye
Son Fotoğraf
Köy öğretmeni Erdem ipek ve öğrencileri ishak paşa sarayı Atakan Çelik Rıfat Çalışkan GENÇLERİ KAYNAŞTIRMA ADI ALTINDA HALISAHA  FUTBOL vangölü 23.10.2011 Erciş Depremi İ.Tunç Sabahattin Tuncer (1950-2017)
Finans
Alış Satış
EUR YTL YTL
USD YTL YTL
Spiritüalist