Van üzerine 8 yıl önce yazdıklarımdır

03 Şubat 2018 10:17 / 37 kez okundu!

 

 

Van üzerine 8 yıl önce Ekşi Sözlük’te yazdıklarım hala ilgi çekiyor. Aradan geçen bunca zaman sonra bir daha göz atılmasında yarar olan yazıyı yeniden sunuyorum.

 

VAN

 

ön yargılarımızla hakkını yemememiz gereken kent:

1. her ilimizin bir şeyiyle popüler olmaya uğraşması gibi bu ilimiz de canavarıyla popüler olmayı başardı. en büyük desteği reyting canavarı televizyonlarımız, canavar avcısı teksoylarımız ve bunlarla eğlenerek popüler olmaya çabalayan insanlarımızdan almış ilimizdir; tek suçu birazıcık şark kurnazlığıdır ve bunu loch ness gölünde değil de van gölü'nde denemesidir; ayrıca bu canavarın, tufan sonu nuhungemisi'ndeki eşi ölmüş tek hayvan olduğu için üzüntüden ve aşk yüzünden suya atladığını, bir başına çoğalmayı başardığını ve onu, ancak ona bakmadığınızda görebildiğinizi anımsatmak isterim. bakışlarınız ona döndüğü anda sadece gölü görürsünüz.

2. van, kaçakçılık, uyuşturucu ve pkk açısından seçilmiş kenttir; şöyle: sınırolmuşluğu onun elinde değildir, daha karmaşık ilişkiler ağı onu kimi rastlantılar ve zorunluluklar sonucunda sınır yapmıştır; özellikle kaçakçılık konusunda sınır kentlerinin kaderi bellidir, çok çok özel önlemlere rağmen bu dünya da da böyledir ne yazık ki; üstelik bu, van'ın ve vanlıların övündüğü bir şey değildir; uyuşturucuağı ise van'ı da türkiye'yi de, ortadoğu'yu da aşan bir zincirin işidir; ona kafa tutmak kolay değil; vanlılar da türküyle kürdüyle aslında uyumlu insanlardır ve zaman zaman uyumsuzluk dertleri olmuşsa da, buna zorunlu uyum sağlamışlardır. bu kirli ticaretin zincirini kırıncaya dek ne yazık ki oradan kimileri zincirin baklası olmayı yeğlemişlerdir; çünkü yaşam onlara çok da başka seçim imkanı zaten vermedi, vermiyor; pkk konusuna gelirsek, bu da onların isteyerek seçtiği değildir; 80 küsur yıllık cumhuriyetimiz 1922 ve 1923'lerde başka konuşup, 1924 anayasası ile kürtlere kazık atınca, ardında da halife'nin kovulması üstüne gelince, biraz da bilinçli olarak onları isyana teşvik edip sonra da ırmakları kanlarıyla suladığımız için, o topraklarda türklerden eski olduklarını unutup onlara yabancı muamelesi yapmaya kalktığımız için, 12 eylül'ün kibar hapishane yönetimleri içinde en azgını olarak diyarbakır'ı seçtiğimiz için; dillerini yasakladığımız, köylerinin isimlerini değiştirdiğimiz, çocuklarına istedikleri isimleri koymalarını engellediğimiz, o bölgenin korkunç biçimde önce sefaletin, sonra yıkımın yurdu olmasına katkıda bulunduğumuz için, pkk'yı bizler belki de ellerimizle, altın tepsi içinde sunduk onlara; bu gerçekle yüzleşmekten deli gibi kaçanları bu sözlük de iyi tanıyor zaten. bu ülke bunu kabul etse rahatlayacak, ama yüzleşmeye daha var... mustafa bayramlar ise derin devletin emrindeki zavallı piyonlardır, arada bir çalıntı baldan bir parmak bal yemenin cezasını da fazlasıyla çekerler.

3. kaçak elektrik kullanma meselesi, son dönemlerde bilinçi ırkçıların ve onların tuzağına düşüp onların davulunu bilmeden çalanların en mühim argümanlarından... böylece de sıradan ortalama insanı kürtlere karşı kışkırtmak için pek etkili bir yol bulduklarını sanırlar ne yazık ki.... ama durum bu değil, onlar haklı değil! çünkü kaçak elektirk kullanımında onları istatistiklerde küçük bir farka iten nokta, ülkemizin geçmiş tüm yönetimlerinin günahlarının toplamından türemiştir. şu an bile van'da kesintisiz elektrik neredeyse yoktur. durmaksızın kesilen elektrikler insanları isyan ettirir, oradakiler ise başka şeylerin acısını böyle çıkarıyor. batıdakiler gecekondu yaptılar, yapıyorlar, doğudakiler ise kaçak elektirk kullanıyor. budur. haa, bu arada örneğin kürt topraklarının ortasına kurulan keban barajı, 40 yıl boyunca ankara, istanbul ve izmir'in başta sanayi kesimleri olmak üzere can damarı oldu ve oraları elektrikle besledi ama keban baraj gölünün kıyısındaki kürt köyleri yıllarca elektrikten uzak kaldı. bu gerçeği anlayan bir kürt gencinin, diyarbakır cezaevi deneyiminden de geçerek başka ne olması beklenir? kaçak elektrik yükü bu topluma bir kaç yüz milyon tl'ye gelmiş olsun, kürt sorunu ise bize 25 yılda 400 milyar dolara mal olmuştur. üstelik bu meseleyi çözmek için ortaya atılan girişimlerin karşısına dikilenlerin en önemli argümanı da ilginçtir, bu kaçak elektrik kullanımı meselesi... biraz daha zeka lütfen!

5. kendi evinde yediği kavut'u, otlu peynir'i, murtığa'yı, yumurtalı kavurmayı, bal ve kaymağı ve diğer kimi yöresel tatlarını, gayet akıllı biçimde yanyana getirdiği, iyi bir ambalaj içinde sunabildiği ve bunu bir gelenek halinde tüm türkiye'ye yaymayı başardığı için kutlanması gerekenleri aşağılama çabaları utanç vericidir. 20 çeşit kahvaltılığın içinden ayrıca kimilerini alıp almamak, kimilerini daha özel menü biçiminde öne çıkarmak müşteriye kalmıştır... kültür oluşturma çabalarında onları yüreklendirmek daha insani bir tavır olmaz mı?

6. zamanında onbinlerce türk'ün katledildiği bu diyar eskiden nüfusun önemli kısmının ermeni olduğu bir diyardı; 1000 yıldır o topraklarda yaşayan türklere karşılık neredeyse 2000 yıldır oralarda olan kürtlerin diyarıydı. başkenti erciş olan 100-150 yıllık karakoyunlu devletinin türkmen kökenli oluşu ve o topraklarda kalan bir miktar devamcısının da - ki nuhungemisi de o kökten geliyor- hem devletimizin yanlışlıkları hem de o türkmen kökenli kentlilerin bir kısmının yanlışlıkları sonucunda oralarda tutunamayıp batıya göç etmesi aslında elbette acıdır ve bu göçte alışılmış ekonomik yasaların da etkisi olsa da, kürtlerin belirli bir dönemden sonra daha bilinçli kimi zorlamaları da biliniyor. ama tehcir etme, göçe zorlamamecburi iskan gibi konularda ne yazık ki henüz elimize su dökemez kürtler... özetle yüzbinlerce ermeni'nin topraklarından kovulması, yine yüzbinlerce kürt'ün mezraları ve köyleri bombalanarak batıya bir anlamda sürülmesi - bu arada hem sür, hem de gittikleri yerde aşağıla... bu ne insanlık yahu!- ama van'ın özel durumunu unutmayalım. 1915 sonrasındaki ermenilerle müslümanlar arasındaki çatışmalarda toplamda 100.000 müslüman öldürülmüştür. bunun 30.000 kadarı van yöresindedir, yani 1/3'i... milyona yakın ermeni'nin tehciri, yüzbinlercesinin yollarda ölmesi, öldürülmesi elbette korkunçtur. bunları onlarca şehire ve köye dağıtabiliriz. 100.000 müslüman kaybının da 2/3'sini böyle dağıtalım, 10 şu kente, 50 bu kente ama 30.000 ölü sadece van'a düşüyor... işte vanlıların neden ermeni meselesinde daha bir katı olduklarının açıklaması... ama buna rağmen her evin tapusunun en dibinde ermeni ismi vardır ve türkler de kürtler de bu gerçekle yüzleşmemek için acılarının gölgesine sığınıp sert kalmayı tercih ederler, empati'den kaçarlar. devletimiz ise 1930 lar civarında bu yöredeki en can alıcı kentlerin nüfus memurluklarında ve kadastro dairelerinde tesadüfi yangınların çıkmasını ve tapuların geçmişlerinin önemli kısmının yangında kül olmasını organize etmenin, bir devleti devletlikten uzaklaştırdığını geç anlamıştır. şimdi kendi istediği kadarıyla yüzleşmek istiyor ama eğitim yoluyla yıllardır kandırdığı kişiler ve çocukları, onun politikasının karşısına milliyetçi engeller olarak çıkıyor. ne ironik!

7. bu topraklar muhteşem isimler yetiştirmiştir. ruhi su da bunların içinde, annesini babasını tehcirde, katliamda yitirmiş bir çocuktur. devlet onu alıp ankara'da büyütüp okutmuştur. bu iyiliği, devletin kimi suçlarını elbette ortadan kaldırmaz. örneğin cumhuriyetimizin, osmanlı'nın yaptığı bu katliama, bu insanlık trajedisine sahip çıkması gerekmezdi. bunu, halının altına süpürüp, tüm kendi genç kuşaklarını, tek taraflı bir "ermeni mezalimi" masalıyla yanlış yönlendirmesi büyük bir yanlıştı... tıpkı, sabiha gökçen'in de öksüz bir ermeni kızı olması gerçeğini reddetmek için yapılan komik çabalarımız gibi, bu gerçeği dile getiren hrant dink'i, türk düşmanı ilan edip öldürtmek gibi, biz bütün bu gerçeklerle de yüzleşmek istemiyoruz. bunun yerine, ezberlenmiş üç tumturaklı cümleyle van gibi muhteşem bir kenti batırmaya çalışıyoruz. ama orası o kadar güçlü ki, bunu ne güzel ki başaramıyoruz.

www.ercisnet.com sitesinden, ilkelerimiz bölümünden şöyle bir bölüm aktarayım da bu yörenin derinliğini hissedelim: "böylelikle büyük insanları doğuran bu göl toprakları, gemisine iskele olduğu nuh'u, mem ile zin'i yazan ahmede hani'yi, emrah ile selvi han'ı var eden ercişli emrah’ı doğuran bu topraklar yenilerini üretmeye devam etsin. toplum üstündeki etkisi kimi noktalarda hala süren saidi nursi'yi, olağanüstü sesli türkü baba ruhi su'yu, ülkemizin güçlü kalemi, çağdaş destancısı, adana doğumlu da olsa, ailesi ernis yakınlarından göçen bir kürt aşiretine dahil olan ve kendisi kültürel yönelimini bu geçmişten almış bulunan yaşar kemal'i ve kıymetli araştırmacı ercişli ali saraçoğlu’nu var eden erciş ve van gölü çevresi, bu topraklar, yeni araştırmacılar, yazarlar, şairler, halk ozanları ve türkücüler yetiştirmeye ancak böylelikle devam edecektir. bu toprağın insanı olan bizler ise, mezhep, din, dil, ırk, etnisite ve dünya görüşü ayrımı yapmadan bu değerlerin tümüne cesur ve geniş bir yürekle sahip çıkmalıyız. bu diyarda gerçek kardeşlik böyle yeşerir ve yeni fidanlar böylece boy verir verimli topraklarımızda. aramızdaki düşünce ayrılıklarını da usul usul tartışmaya devam ederiz. nasıl olsa insanoğlu yaşadıkça bu ayrılık sürüp gidecek, öyleyse birbirimizi bu kadar üzmenin ne anlamı var?"

işte bilinçli ercişliler ve yüreği geniş vanlılar meseleye böyle zengin bir bakışla, empatiyle bakıyorlar. onların bu bakışları ve davranışları da bize, bu yörenin hakkının teslim edilmesi için, gerçek hukuksal kardeşlik zamanının geldiğini hissettiriyor.  

"erciş'in kaderine akılcı, sivil, demokrat ve estetik bir dokunuş için yola çıktık. amacın değil yolun bilincindeyiz. bu yoldan daha önce geçenler oldu. onların en kalitelilerinin deneyimleri bizim birikimimize dönüştü. iyi şeylerdi örnek aldık, yanlışlıklarından ders çıkardık. 

milliyetçiliklerin, ulusalcılıkların yararını görmedik ama zararını çok gördük. hem türk hem de kürt milliyetçiliği bizim uzak duracaklarımızdandır. bizler ercişliliğin önemine inananlardanız. hangi dinden, hangi inanıştan, hangi görüşten, hangi etnik kökenden gelirse gelsin, herkesi nuh çocuklarından sayıyoruz. nuh'un gemisi van gölü'ndan karaya çıktı. bu nedenle biz göl çevresinin zenginliğine inanıyoruz. insanı, hayvanı ve bitkisiyle bu çevrenin korunarak geliştirilmesi gerekir diyoruz. bunlar arasında uyum yeniden kurulmadan insanın insanla ve insanın çevresiyle, doğayla yeniden barışı sağlanamaz. sadece bu bile pek önemsediğimiz türk - kürt sorunlarının üzerindedir. 

üstünde yaşadığımız topraklar binlerce yıldır insanlarla haşır neşir. yüzlerce etnik topluluk gelip geçti, az ya da çok izler bıraktı. hepsinin mirasını erciş'in ortak mirası sayıyoruz. urartu, ermeni, pers, kürt ve türk tüm uygarlıklar bu toprakların zenginliğidir. birini öbüründen üstün sayan zihniyet bizden uzak dursun. 

ercişlilik, yurdunu ve bu toprakları sevmek içindir, birilerini ötekileştirmek, birini dilini, öbürünün dinini, başkasının kökenini küçümsemek için değil!

bu duygularla yola çıkıyoruz... tüm göl çocuklarının katkılarına açığız. burada hem öğrenci hem öğretmeniz. 

hepimizin yolu açık olsun."

van'ı ve erciş'i daha iyi anlamak, türkiye için sadece kazanç olur. orada kurulmaya başlanan yeni tür hukuksal kardeşlik bağını, belki de ülkemizin her yanı örnek almalıdır. van üstüne döktürülen kolaycı ve aldatıcı cümlelerin bizi aldatmasına izin vermeyelim derim. 

bence de, yolları açık olsun. 

İlhami Mısırlıoğlu

http://www.ercisnet.com/…ndex.php?sayfa=ilkelerimiz

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
       Facebook'ta Paylaş       
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Konuk Defteri
Üye İstatistikleri
Son Üye Weylok Azad
Toplam 367 Üye
Son Fotoğraf
BURSADA `Kİ ERCİŞLİ`LER 2010 PİKNİK ŞÖLENİ sony alfa 100k 300 mm elde çekildi BURSADA `Kİ ERCİŞLİ`LER 2010 PİKNİK ŞÖLENİ Çavuştepe Höyüğü'nden -Önde başaklar arkada Urartu sivas- i.tunç Van'ın yeni yeri belli oluyor, ya Erciş nereye? 19 Eylül Ahtamara Ayini sivas-i.tunç Sabahattin Tuncer (1950-2017)
Finans
Alış Satış
EUR YTL YTL
USD YTL YTL
Spiritüalist