Yeşiller ve EDP birleşirken cesur ve yaratıcı olmak; NUH'UN GEMİSİ ile yola çıkmak

19 Ekim 2012 15:01 / 1651 kez okundu!

 


EDP ve Yeşiller, yanlarına yeni isimleri de alarak yeni bir parti oluşturuyor. Yeni harekete yeni bir isim arayışı da sürüyor. Kasım ayı içinde taşlar muhtemelen yerine oturmuş olacak. Tam bu noktada epeyi tereddüt ettikten sonra bir öneride bulunmaya karar verdim. Çünkü Yeşiller ve EDP birleşirken yalnız onlar değil, herkes cesur ve yaratıcı olmalıydı. Partinin en başta ismi için sıra dışı bir önerim var: NUH'UN GEMİSİ.

--------------------------------

Yeşiller ve EDP birleşirken cesur ve yaratıcı olmak; NUH'UN GEMİSİ ile yola çıkmak

Yeşiller partisi ile Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (EDP) birleşme adımıyla, uzun süredir ülkemizde eksik olan iyi bir şey yapılmış oluyor. İki ayrı kaynaktan gelen siyaset, bir süre birlikte yürüme kararı alıyor, ardından ortak işlerin sayısı arttırılıyor, birleşmenin mümkün ve yararlı olduğu görülüyor ve birleşme kaçınılmaz hale geliyor. İki grup, yanına yeni isimleri de alarak yeni bir parti oluşturuyor. Bu amaçla bir süre de yeni harekete yeni bir isim arayışı oldu. Kasım ayı içinde taşlar muhtemelen yerine oturmuş olacak.

Tam bu noktada epeyi tereddüt ettikten sonra bir öneride bulunmaya karar verdim. Yeşiller ve EDP birleşirken yalnız onlar değil, herkes cesur ve yaratıcı olmalıydı.

Partinin en başta ismi için sıra dışı bir önerim var: NUH'UN GEMİSİ.

Üstelik mesele sadece isim değil çünkü bu adlandırma, çevresinde partililere ve destekçilerine yepyeni ve geniş bir alan açıyor...

Küresel ısınmanın yeni tufanları tetiklediği günlerde; ülkemizdeki politik çatışmanın vardığı yeni eşikte; kişisel dünyalarımızdaki altüst oluşlarda NUH'UN GEMİSİ ile yola çıkmak bize özel bir avantaj sağlıyor:

1. NUH'UN GEMİSİ ismi, tüm toplumlar, dinler ve kültürler içinde ortak olarak en çok bilinen temadır.

2. Nuh'un Gemisi ismi bir metafor olarak zengin çağrışımlara sahiptir; yeni bir siyasete oldukça fazla yaratıcı, dikkat çekici aktiviteler ve örgütlenme potansiyeli taşıyor.

3. Bu isimle kurulacak parti, dünya çapında yeni tür bir yapılanmanın öncüsü olabilir.

4. Bu isim ülkede yeni kurulacak partinin de yeşil karakterini en iyi yansıtacak isim olacaktır; küresel ısınmanın tehlikelerine doğrudan dikkati çeken, çevreci, türcülük karşıtı...

5. Bu isim bu partinin eşitlikçi ve demokrat yapısını en iyi yansıtan isimlerden olacaktır, üstelik de "demokrat" ve "eşitlik" sözcüklerini kullanmadan; farklı diller, dinler, kültürler, etnik topluluklar arasındaki bir dostluk, kardeşlik arayışının simgesi olarak kullanılabilir...

6. Sol ve sağ gibi toplum indinde biraz yıpranmış kimi kavramlara dayanarak ortaya çıkmak, daha baştan ismimizle kendimizi belirli yüzdelere hapsetmek anlamını taşıyabilir. Oysa NUH'UN GEMİSİ ismi, içinde muhafazakarlara, onların partilerine oy veren işçi emekçi kesimlerine, her inanıştan dindar topluluklara farklı bir yoldan ve önyargılara daha az takılarak ulaşma potansiyeli taşıyor.

7. Küresel ısınma aslında bizi tam da bu isim çevresinde birleşmeye zorluyor;

8. NUH'UN GEMİSİ ismi, Kürtler başta olmak üzere toplumda ötekileştirilen her kesimin altına rahatça sığınacağı bir bayrak sunuyor bize.

9. Şimdiye dek politik dilimizde eksik kalan bir şeyler vardı. Dini (ülkemiz özelinde elbette en başta İslamiyet'i), sadece bir inanç objesi değil aynı zamanda bir bilgi objesi olarak ele almayı ve politikamıza, politik dilimize yerleştirmeyi başaramadık ve belki de bu nedenlerle "halktan kopuk" olmaktan söz edip durduk. Politik alanda El Farabi'yi, İbni Sina'yı, El Gazali'iyi ve İbni Rüşd'ü içselleştirmiş bir dile geçmeyi, NUH'UN GEMİSİ ismi çok kolaylaştıracaktır.

10. NUH'UN GEMİSİ metaforu kişisel dünyalarımız için de kimi çekici yaklaşımlar sunabilir bize; meseleyi sadece politik planda ele almama şansımız da olur böylece. Kişisel gelişim kitaplarının, Mevlana - Şems gizemlerinin rekorlar kırdığı bir ortamda önümüzde yepyeni bir kanal açma şansı duruyor. Mesele bizim bunu kullanıp kullanamayacağımız...

Özetle, Küresel, toplumsal ve kişisel dünyamızdaki tufanlara, çatışmalara ve girdaplara karşı acaba yeni bir Nuh’un Gemisi mi inşa etmeliydi insanlık?

Acaba, "emekten, barıştan, sevgiden ve yeşilden yana yeni bir ütopya için yola çıkıyoruz" cümlesinin altına en iyi atılacak imza NUH'UN GEMİSİ olamaz mıydı? Bunun için geç mi kaldım?

Bir gün herkes bu geminin hem sahibi hem yolcusu olacak

Doğduğum topraklar, göl diyarı binlerce yıl önceki tufanların izini taşıyor. Yazılı taşlar bunu anlatıyor, tüm arkeolojik bulgular tufanı doğruluyor. Elbette halklar bu olguyu efsanelerle, öykülerle, destanlarla farklılaştırarak bugünlere taşımayı başarmış.

Bu efsaneyi yeniden yorumlayıp bugüne uyarlamak için biz ne yapabiliriz?

Van Gölü’nün, tufan sonrasında Nuh’un Gemisi’ne iskele olarak geride bir avuç ilahi su diye bırakıldığına inanılıyor benim diyarımda. Van Gölü Tübitak’ın bile çözemediği biçimde 100 yılda bir yükseliyor ve çevre topraklarını yutuyor. Çocukluğumda harman yerimiz olan topraklar şimdilerde gölün altında kaldı. Halk diyor ki, ‘bu yükselişler kıyamet alameti, madem ki Nuh’un bu coğrafyaya yayılmış çocukları din, dil, etnik farklılık diyerek birbirlerini öldürüyor, madem ki eskinin insaniyetlik örnekleri gittikçe azalıyor, o halde bu bozulma yeni bir tufanı getirebilir.” Yılanlar evlere hücum ettiğinde insanlar anlar ki göl yükseliyor… Sadece bu durum bile meselemize yeni bir gözle bakmayı gerektirmiyor mu?

Önemli olan şudur: Biz bu efsaneden ne öğrenebiliriz? Bu efsaneyi ülke çapındaki bir hareketin çıkış noktası yapabilir miyiz? Eğer biz insanların korkularından inanışlarından koparsak onları anlamaktan uzaklaşırsak, onları kendimizden uzaklaştırmış oluruz. Eğer biz onların arayışlarında, ne çook uzakta ne de gerisinde değil hemen yanı başında, belki bir adım önünde olmayı başarabilirsek, onlardan öğrenip öğrendiğimize şerh yazıp (yorumlayıp), sonra onu, onlarla yeniden paylaşabilirsek belki değirmen taşlarını kıpırdatmayı başarabiliriz.

Bu nedenle belki, yaklaşan küresel felaketten, içinde olduğumuz toplumsal ve politik çıkmazlardan, doğuştan bunaldığımız kişisel girdaplardan kurtulabilmek mümkündür. Belki bunu NUH'UN GEMİSİ diye bir halk hareketi örgütleyerek başarabiliriz.

Özetle kişisel, dünyasal ve evrensel tufanlardan en az zararla çıkmak için, yerel kardeşlik çağrısının evrensel gemisini inşa etmeye kendi toprağımızdan başlayabiliriz. Nuh’un Gemisi’nin inşasına hepimizin koyacağı bir tahta mutlaka vardır.

Daha fazla geç kalmayalım çünkü bir gün herkes bu geminin hem sahibi hem yolcusu olacak!

İnşa! diyerek yola çıkalım...


İlhami Mısırlıoğlu

18-10-2012

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
       Facebook'ta Paylaş       
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Konuk Defteri
Üye İstatistikleri
Son Üye Weylok Azad
Toplam 367 Üye
Son Fotoğraf
Deprem. A. Akar Akdamar Adası/VAN 5-18 Aralık İst. Tepe Nautilus Alış Veriş Merkezi GENÇLERİ KAYNAŞTIRMA ADI ALTINDA HALISAHA  FUTBOL BURSADA `Kİ ERCİŞLİ`LER 2010 PİKNİK ŞÖLENİ akdamar Toplantıya katılanlar Nihat Çavuşoğlu Osman Kendir
Finans
Alış Satış
EUR YTL YTL
USD YTL YTL
Spiritüalist