EDP ve Yeşiller birleşirken şeytanın avukatı ne diyor?

22 Nisan 2012 14:31 / 919 kez okundu!

 


Yeşiller partisi ile Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (EDP) birleşme adımıyla, uzun süredir ülkemizde eksik olan iyi bir şey yapılmış oluyor. İki ayrı kaynaktan gelen siyaset, bir süre birlikte yürüme kararı alıyor, ardından ortak işlerin sayısı arttırılıyor, birleşmenin mümkün ve yararlı olduğu görülüyor ve birleşme kaçınılmaz hale geliyor. Buraya kadar iyi... Mesele bundan sonrası:

1. Bu birleşme, bir+bir=3 formülünün güncel bir onayı olmadıkça toplumun gerekli kesiminin dikkatini çekemeyecek, doğal olarak da politikanın kaotik yapısında akılcı, etkili bir anafor, bir çekim merkezi olamayacaktır. Yani bu birleşme statik değil çok boyutlu matematikle çalışılmalı, onunla yargılanmalıdır.

2. Birleşmeye katılacak üçüncü hatta dördüncü partnerler gereklidir ama önce birleşme işinin örneklik gücü yükseltilmelidir.

3. "Parti gibi olmayan parti" olmak yerine, "demokratik merkeziyetçilik" edebiyatına takılı kalan; tek vücut, tek düşünce, demir gibi yönetim, tek tip merkezi yayınlara saplanan modernizm artığı "yeni" bir parti yaratılacaksa, hayal kurmayalım derim. Eski partiler yalnızken bunlardan biraz uzak durmayı başarmışlarsa da, 'birleşme', örgütlenme modelinde onları yeniden bir tür Stalinci kalıplara sürükleyebilir. hatta bu sürüklenme "karşıyız" diye diye ilerleyebilir...

4. Öyleyse kolay değişen ve çok önemi olmayan anti-bürokratik yönetim yapıları oluşturmanın yolu aranmalı; "anayasa" ve "partiler yasası" engelleri gerekirse yeni tüzük değişiklikleriyle statükocu hukuk sivil direnişle zorlanmalı, mevcut yasanın kadük edilmesinde öncü olunmalıdır. Bu arada küçük azınlık olmaktan, önemli azınlık olmaya doğru gidilirse eğer, bunun doğuracağı 'iktidar umutları'nın oportünizmine, rant beklentili politikacı akımına karşı da hazırlıklı olmalı örgüt.

5. Yeni partide gruplaşma doğal olmalı, grupların ayrı dergi çıkarmaları garipsenmemeli, partinin ana yönelimi çeşitli dergilerde tartışılabilmeli ancak tartışmalar yıkıcı değil yapıcı olabilmeli.

6. Ana çizgiye muhalif duruşlar hainlikle eş kabul edilip her türlü şiddetle bastırılmazsa partilerin küçük gruplara bölünüp sonra da kanlı bıçaklı olarak ayrılmasının da dönemi kapanmış olur.

7. Yönetimdeki ekip eleştirilmekle birlikte ortak paydadaki derinliğe göre sağlanacak desteklerle ilerleme sağlanabilir. Buna rağmen seçimlerde ya da koyulan ara hedeflere ulaşmada belirgin bir başarı sağlanamazsa yönetimdeki ekip ilk adımda istifa eder. Diğer gruplar yeni bir ekip ve kendi projeleriyle yönetime aday olur.

8. Eş başkanlık olmasını, kadınlara %50 kontenjan sağlanmasını yazmaya bile gerek yok.

9. Şimdi soru şu: Böylesi durumları kabullenip de Yeşiller ve EDP birleşmeyi başarabilir mi? Eğer başarırsa onlarla birleşmeye kalkacak kaç parti ya da grup var Türkiye'de? BDP'nin durumu karışık, yapması gereken epeyi seçim var kendi içinde... Belki bir tek DSİP hazır ama o da kendi partisini kapatmayı göze alamaz, doğru biçimde aslında evrimci olduğu halde cilalı "devrim" sözcüğünü tercih edip onun altında kalabilir.

10. Kötü senaryo: Birleşme olurken iki taraftan da (Yeşiller ve EDP) ayrılanlar olur, zorlama bir ortak yönetim olur, herkes ona uymaya zorlanır, muhaliflik yine sevilmez, abartılı bir yanlış birlikçilik ruhu gezinir ortada, fraksiyonculuk mahkum edilir, eleştiriye zenginlik olarak değil ihanet olarak bakılır, 1+1=1,75 olarak işe başlandığı için arkası da çorap söküğü gibi gelir. BDP'nin öncülüğünde pişen HDK aşına bu birlik su olarak katılır, ÖDP ve benzeri devrimcilerle doku uyuşmazlığı kazanında didiklenir, giderek çok pişip yok olur. HDK da zaten kötü yemek olarak yenmemeye hatta atılmaya mahkum olur. Özetle Parti gibi olmayan, gerçek muhalif parti umudu öteki bahara kalır.

11. İyi senaryo: Birleşmenin moraliyle yola 1+1=2.25 olarak yola çıkılır. Eski stil devrimci ve yeni stil Kemalist bir yola girmek istemeyen BDP'lilerin baskın çıktığı BDP ile yeni birleşik parti (EDP ve Yeşiller) arasında HDK içinde yakınlaşma kurulur. DSİP de kendi yurtdışıyla papaz olmayı göze alır ve "devrim" ısrarından vazgeçer; bu durumda HDK sürecinden ÖDP'liler ve benzeri eski usul "devrim"ciler kopar. Baraj da %5 ya da %7,5'a düşeceği için, %8,5'luk önemli bir azınlık parti oluşur ve toplumdaki, meclisteki kitlenmelerde anahtar rolünü üstlenir.

12. Hayat ise iki senaryonun çok boyutlu karışımını yapıp ortaya karışık getirir ama bunu şimdiden öngörmeyi başaran iyiler de terazinin dengesini bozacak hareketleri acilen yapar ve kar altında çiçek açmayı başarırlar.

13. Her zaman bir bilinmeyen devreye girer ve planlar değişir. Ve hayat da zaten o kadar öngörülemediği için belki çok güzel.

nuhungemisi

22-04-2012



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
       Facebook'ta Paylaş       
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Konuk Defteri
Üye İstatistikleri
Son Üye Weylok Azad
Toplam 367 Üye
Son Fotoğraf
23.10.2011 Erciş Depremi İ.Tunç sayit zorlu yonetime secılıyor Patikler - İsmet Tuınç Hakkari stelleri-Van müzesi Erciş üzümü Kadem Paşa Hatun Kümbeti - İ. Mısırlıoğlu Sabahattin Tuncer (1950-2017)
Finans
Alış Satış
EUR YTL YTL
USD YTL YTL
Spiritüalist